KARABURUN
Bakıldığında bölgenin birçok açıdan farklı yönlerinin ortaya çıkması araştırılacak birden fazla bilginin oluşmasına sebep olmuştur. Bu farklı olayların ortaya çıkması Karaburun’u aynı zamanda keşfedilmemiş bir lokasyon da yapmaktadır. Geçmiş döneme atıf yapılarak adının oluştuğu yönündeki edindiğimiz bir diğer ve son varsayım da eski Türk adlandırma usullerinde; kuzey yönünün “kara”, güney yönünün ise “ak” olarak adlandırılması mantığına dayandırılarak ortaya çıktığı yönündedir. Bölgenin bugün ki ilçe merkezi eski haritalarda “Karaburun”, bölgenin sınırları içerisinde yer alan Eşendere Burnu Mevkii ise yine eski haritalarda “Akburun” olarak geçmektedir (Kültür ve Turizm Bakanlığı, 2022). Eski Yunan kaynaklarında da geçmekte olan akseinos adlandırma yönteminde de özellikle İslamiyet öncesi Ahameniş egemenliği zamanındaki Eski İran kayıtlarında da kuzey yönü için kullanılan axşaina “kara” adından geldiği de öne sürülmüştür (Öner, 2010). Varsayımlarla veya görüşlerle ortak bir çerçevede buluşulmuş ve Karaburun yerli halkı tarafından “Ahırlı” veya “Karaburun” olarak ifade edilmiş ve edilmeye de devam etmektedir. Uzun yıllardır yaşamın var olduğu bulgusu çeşitli arkeolojik çalışmalarla da desteklenmiştir.
Yapılan çalışmalarda yine bölge sınırları içerisinde yer alan Kösedere Köyü Boyabağı Mevkiindeki kalıntı ve buluntulardan MÖ 1000 ile MS 1000 yılları arasında bölgeye yerleşildiği ve yaşamın olduğu gözlemlenmiştir. Yine aynı şekilde 700 yıl öncesinde yaşadığı söylenen Ayşe Kadın isimli bir kızın vasiyeti üzerine annesi tarafından Türkiye’de eşi benzeri görülmeyen, modeli bağlamında Kabe’den ilham alınan bir cami yaptırılmıştır. Caminin kubbesin de uygulanan motifler de camiinin farklılığını ortaya koyacak yöndedir. Ayşe Kadın isimli kızın çeyizi için işlediği nergis, sümbül, karanfil ve zeytin motifleri, camiyi yapan usta tarafından doğal ot ve yumurta beyazından elde edilen boya karışımı ile kubbeye işlenmiştir. Camii içerisinde 450 sene öncesinde yapıldığı ifade edilen iki buçuk metre boyunda ahşap bir saatin olduğu ve hala çalışır vaziyette olduğu belirtilmektedir. Uzun yıllar onarım görmeyen bu eşsiz yapı 2021 yılında İzmir’de gerçekleşen deprem nedeniyle hasar görse de hala koruma altındadır. Mimas olarak adlandırılmasında da mitolojik değerlerin etkisinin olduğu yönünde iddialar da bulunmaktadır. Fakat eski adıyla Mimas olarak bilinen Karaburun’un, Yunan mitolojisinde de sık sık yer aldığı görülmektedir. Homeros’un ünlü eseri “Oddyseia”da Rüzgârlı Mimas olarak geçen “Mimas Dağı”, bugün bölgenin en yüksek dağı olarak geçen Bozdağ olarak adlandırdığımız dağ olduğu ifade edilmektedir.

